Kadın Hastalıkları ve Doğum

  • Kadın Hastalıkları ve Doğum

Jinekoloji

Kadın sağlığı ve hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Jinekoloji bilimi kadın üreme organlarına ilişkin her türlü hastalıkların teşhis ve tedavisiyle uğraşır. Kadın üreme organlarının doğumla ilgili bölümü ise “obstetrik” adını alır.
Jinekolojik muayene olası hastalıkların önlenmesi için erken tanı ve tedavisinde çok önemlidir. Ağrılı ya da acılı bir işlem değildir. Bu sebeple de kadınların jinekolojik muayeneye gitmekten korkmaması ve düzenli olarak kontrollerini yaptırması gerekir. Günümüzdeki jinekolojik muayenelerin hemen hepsinden sonra ultrason incelemesi yapılmaktadır.
Kadın üreme organlarında görülen kanserler, jinekolojik onkolojiler (kanserler) olarak adlandırılmaktadır.

• Rahim ağzı kanseri (Serviks Kanseri)

Serviks kanseri kadın üreme organlarından gelişen kanserler içerisinde en sık görülen kanser çeşididir. Çoğunlukla 35-55 yaş arasında karşımıza çıkar.
PAP Smear testi ile ileri evre serviks kanserlerinin görülme oranı ciddi derecede azalmıştır.
PAP Smear sadece bir tarama testi olup, sonuç pozitif çıktığında kolposkopi, biyopsi, endoservikal küretaj, konizasyon gibi daha ileri tetkiklere başvurulması gerekir.

Kolposkopik muayene:

Hücre değişikliği olan bölgeler kolposkopi ile belirlenir ve buradan biopsi alınır.

Servikal punch biopsi:

Punch aleti ile şüpheli görülen alanlardan lokal anestezi dahi uygulanmadan küçük bir parça alınır. Lokal anestezi uygulanmaz, çünkü bu bölgede ağrı sinirleri bulunmaz. Aynı anda işlemle birlikte mutlaka rahim kanalı hücreleri de küretajla alınıp değerlendirilmelidir.
TEŞHİS: Smear, kolposkopi, sevikal biopsi ve endoservikal küretej ile tanı konur. Evrelendirmenin yapılması için mutlaka ileri tetkiklerin yapılması gerekir.
TEDAVİ: Servikal kanser, cerrahi ile tedavi edilir. Tedavi hastalığın hangi evresinde olduğuna göre değişir. Duruma göre radyoterapi, kemoterapi tedaviye eklenir.

• Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)

Rahim kanseri genellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülen bir kanser türüdür. Rahim kanserinin en yaygın görünen belirtisi anormal vajinal kanamadır. Özellikle menapoza girmiş ve adet periyotları kesilmiş kadınlarda olan vajinal kanama rahim kanseri açısından uyarıcı olmalıdır. Bu kanamalar hafif lekelenme ya da yoğun kanama şeklinde görülebilir. Rahim kanserinin yaygın olmayan belirtileri ise karnın alt kısmında ağrı ya da rahatsızlık ve cinsel ilişki sırasında ağrı olmasıdır.

TEŞHİS: Rahim kanseri teşhisinin kesin olarak tanımlanması için bazı test ve yöntemlere başvurulur. Bunlar genel olarak Endometrial biyopsi, Vajinal ultrason, Histeroskopi, Kürtaj, Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlı Tomografi dir.
Hastalık bulgu vermeye başladığında genellikle ilerlemiş safhadadır.

TEDAVİ: Erken evre kanserlerde sadece rahim ve rahim ağzının alınması ile başarılı sonuçlar elde edilebirken, ilerlemiş rahim kanserlerinde ise daha büyük ameliyatlar ve kemoterapi (ilaç tedavisi) / radyoterapi (ışın tedavisi) gerekmektedir.

• Yumurtalık Kanseri (Over Kanseri)

Yumurtalık kanserleri kadın üreme organlarından gelişen kanserler arasında ikinci sıklıkta görülenidir. Sıklıkla 50-70 yaş kadınlarda görülse de her yaş grubu kadında ortaya çıkabilir.
Yumurtalık kanserlerinin kötü bir özelliği de belirli bir ölçüde ilerlemeden önce yakınmaya neden olmamasıdır. Bundan dolayı erken evre yumurtalık kanserinin tanınması çok zordur. İlk yakınma genellikle alt karın bölgesinde şişkinlik hissi ve hazımsızlıktır.

TEŞHİS: Tümör markerleri, Ultrason, karında asit mayi varsa bunun aspire edilerek pataloji incelemesinin yapılması, bilgisayarlı tomografi

TEDAVİ: Yumurtalık kanserinin tedavisi cerrahidir. Ameliyatın büyüklüğü kanserin tipine ve yayılma dercesine bağlıdır. Ameliyat sonrasında da genellikle kemoterapi veya radyoterapi kullanılır.

İdrar kaçırma problemleri ve tedavileri:

İdrar tutamama ve ya idrar kaçırma problemleri kadınlarda erkeklere göre iki kez daha sık görülür. Bu sorun bazı kişilerde günlük hayatını ve normal aktivitelerini engelleyecek kadar yoğun olabilir. Üriner inkontinans çoğu kez tedavi edilebilir olmasına rağmen hastaların bu şikayetlerini söylemeye utanması nedeni ile tanı çoğu zaman gecikmektedir.
İdrar torbası sarkması (sistosel), rahim sarkması (prolapsus uteri) ve barsağın sarkması (rektosel) özellikle üriner inkontinans ile birlikte sık görülen hastalıklardır.
Mesane sarkması , barsak sarkması ya da rahim sarkması gibi eşlik eden patolojiler varsa cerrahi girişim ona göre karar verilerek vaginal yaklaşımla (alttan) sarkmalar düzeltilmekte ve inkontinans cerrahi ile giderilmektedir.